‘Bir tarafta’ mısınız, ‘diğer tarafta’ mı?..

YAYINLAMA:

Galatasaray Spor Kulübü tüzüğüne göre bu yıl Mayıs ayının 2. yarısında seçimler yapılacak. Buna göre, Mayıs ayı başında en az 100 Genel Kurul üyesinin imzası ile aday olacaklar, yönetim listelerini Divan Başkanlığı’na teslim edecekler. Bu sezon Süper Lig’de müsabakalar Dünya Kupası nedeniyle 16-17 Mayıs haftasında sona erecek. Bu verilere göre ve şampiyonluk yolundaki futbol takımının da seçimlerden etkilenmemesi için Galatasaray’da seçimler 23 Mayıs’ta yapılacak. Yani 2026 yılının Mayıs ayı Galatasaray için çok hareketli geçecek, önümüzdeki 10 haftalık bir süre içinde sarı kırmızılı kulübün yakın ve orta vade geleceği şekillenecek.

Bundan sebep, bugünlerde Galatasaray’da ortam kızışmaya, yönetime girmek isteyenler itişip-kakışmaya başlamış görünüyor. 40 yıldır Galatasaray’da seçimlerin içinde yer alıp bu ortamları gözlemlemiş birisi olarak söyleyebilirim ki; bunca zamandır isimler dışında nerede ise değişen pek bir şey yok. Galatasaray yönetiminde koltuk sayısı belli fakat o sayıdan fazla talipli olunca ister istemez seçimler arifesinde ortalık toz duman oluyor ve ‘taraflar’ arasında büyük bir çekişme yaşanıyor.

Bir tarafta Galatasaray’a gönülden bağlı, rüyalarını dahi sarı-kırmızı görenler, diğer tarafta Galatasaray’ı rüyasında dahi görmesi sakıncalı olanlar.

Bir tarafta vaktini/nakdini aşık olduğu renkler uğruna harcamaktan çekinmeyenler, diğer tarafta Galatasaray’ın vaktini çalıp nakdini boşa harcatanlar.

Bir tarafta koltuk, makam/unvan istemeden Galatasaray’a hizmet etmeye çalışanlar, diğer tarafta unvansız/makamsız sahneye çıkmam diyenler.

Bir tarafta milyonlarca dolarlık yükümlülüğün altına imza atıp sesi dahi çıkmayanlar, diğer tarafta televizyonlara çıkmak, basında yer almak için takla atanlar.

Bir tarafta Galatasaray’ın sahibi edası ile ortada dolanan disko topu ışıltılı-foto sinyalciler, diğer tarafta iş yapmaya çalışan/iş bitiren sessiz kahramanlar.

Bir tarafta her seçimde ortaya çıkan boş-beleş abiler, diğer tarafta her seçimden sonra ortadan kaybolan derin abiler. Bir tarafta bilgisiz fakat koltuk sevdalısı ilgililer, diğer tarafta ilgisiz ama bilgililer.

Bir tarafta Galatasaray’ın idaresi, finansal durumu ile ilgilenen yani derdi geçim olanlar, diğer tarafta tek derdi koltuk/seçim olanlar. Bir tarafta ben de varım diyen muhteris kifayetsizler, diğer tarafta ben yokum diyen müşkülpesentler.

Bir tarafta yeni Galatasaray diyenler, diğer tarafta yine Galatasaray diyenler. Bir tarafta Galatasaraylı sosyal medya guruplarında bir ‘Bilen’ edasıyla komik duruma düşmek pahasına çıkıntılık yapanlar, diğer tarafta bu kendini Bilmezlere gülüp geçenler. Bir tarafta ben olmazsam batsın bu dünya diyenler, diğer tarafta ben değil biz, biz değil fikirlerimiz iktidara gelsin, kazanan Galatasaray olsun diyenler.

İşte Galatasaray’da kıyasıya rekabet eden ‘bir taraf’ ile ‘diğer taraf’ arasında Mayıs ayının 23’ünde yapılacak seçimler/mücadeleler ‘bu taraflar’ arasında geçecek olsa da ortaya çıkacak sonuç Galatasaray’ın yol haritasını belirleyecek. Önümüzdeki seçimlerde sayıları 35 milyon üzerinde olan sarı-kırmızılı taraftarlar oy kullanmayacak ama ‘bu tarafların’ hangisinin galip geleceği onları da yakından etkileyecek. Onlar; yani taraftarlar, şimdilik bu seçimde direk etken taraf değiller ama söz sırası onlara geçince bu yapılacak seçimde ‘derdi geçim’ olanlarla, ‘derdi seçim’ olanları mutlaka ayrı kefelere koyacaklardır. Taraftarın ‘kefeye koyması’ iyidir de, ’tefe koyması’ pek hoş olmaz. İlgili taraflara tavsiyem; ne ‘bir tarafta’ ne ‘diğer tarafta’ olun.. En iyisi ‘doğru tarafta’ olmayı seçin.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...