Zbgniew Kazimierz Brzezinski

YAYINLAMA:

Brzezinski adını muhtemelen çoğunuz duymuşsunuzdur. Polonya asıllı bu arkadaş dünyanın tartışmalı süper gücü ABD’nin bugün dahi uyguladığı küresel siyasetin ana hatlarını 1980’li yılların başında Jimy Carter’ın Amerikan Başkanı olduğu dönemde ‘Samuel Huntington’la birlikte 43 sayfalık bir gizli raporla kaleme almış büyük bir stratejisttir. Öyle ki; Başkan Carter’dan sonra göreve gelen Reagan, Bush, Clinton, G.W. Bush, Obama, Biden ve Trump’da dahil tüm ABD başkanları 45 yıl önce belirlenen bu ana plana bağlı olarak görev yaptılar/yapıyorlar. Dünya da olanları daha iyi anlamak için Brzezinski’nin Türkçeye de çevrilen ‘Büyük Satranç Tahtası’ kitabını okumanızı öneririm.

Şimdi bu da nereden çıktı, Galatasaray’la ne alakası var?, dediğinizi duyar gibiyim. Oysa, bütün büyük idealler uzun vadeli planlama ve buna uygun eylemlerle başarıya ulaşır. Her ne kadar bu coğrafyada evdeki hesabı çarşıya uydurmak kolay olmasa da bugün Türkiye’de kuruluş amacına uygun şekilde ilerlemeye çalışan nadir kurumlardan birisi Galatasaray’dır. Sarı-kırmızılı kulüp, ilk başkanı Ali Sami Yen tarafından belirlenen ‘Türk olmayan takımları yenmek’ hedefi doğrultusunda 121 yıldır ara vermeksizin zirveye doğru yol alıyor. Futbolun devlerini bir araya getiren ‘Sport Bible’ın dünyanın en büyük 25 kulübü listesinde 23. sırada Türkiye’den tek Galatasaray’ın olması bir rastlantı değil.

Peki bu gelinen nokta yeterli mi, amaç hasıl oldu mu? Elbette hayır.. Bunun için daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var. Bu sebeple Galatasaray’ın yaklaşan Mayıs seçimlerinde yönetimde yer alacak idareciler belirlenirken Dursun Başkan’ın çok dikkatli ve seçici olması gerekiyor ama maalesef bana gelen duyumlara göre önümüzdeki dönemde yönetici belirleme işi meşhur ‘foto sinyalcilere’ ihale edilmiş. En azından onlar etrafa kendilerini böyle lanse ediyorlar ve kimi Galatasaray Genel Kurul üyelerini arayıp yönetici olmaları yönünde nabız yokluyorlarmış. Oysa ki Dursun Özbek 3 yıllık ilk başkanlık dönemini bu gibi hatalı tercihler ve yine bugün sahneye çıkma heveslisi aynı sinyalci tayfa sebebiyle tamamlayamamıştı. Ben ve benim gibi düşünen Galatasaraylılar onun bu yaşadığı deneyimden dersler çıkardığını düşünerek 2. kez Galatasaray’da göreve gelmesini olumlu bulmuştuk. Umarım ‘don lastiği gibi’ aynı yere geri dönmemişizdir ve başkan duyumlarımı haksız çıkarır.

2022 yılında İkinci kez başkan seçildiği zaman sevgili Dursun Özbek’i tebrik etmeye gittiğimde: ‘Sayın Başkan, bir kez seçildikten sonra ara verip tekrar göreve başkan olarak dönmek Galatasaray’da sık rastlanan bir şey değil. Galatasaray’ın 38 başkanın 13’ü bunu başarmış. Tavsiyem, ilk toplantıda göreve gelen yönetici arkadaşlarınıza: – arkadaşlar bu benim 2. dönemim, birçoğunuzun hayali olan başkanlık da benim geçmişim, bu sebeple ben sizlerin rakibi değilim. Bundan sonra size abilik yapıp, yön göstereceğim. Sizler de sıkı çalışıp aranızda hizmet yarışı yapacak, Galatasaray’a katkı vereceksiniz. Benden sonraki dönem için de bu hizmetlerinizi camiamız illa ki değerlendirecektir- şeklinde tavsiyeler olmalı‘ diye konuşmuştum.

Dursun Özbek önümüzdeki Mayıs ayında göreve tekrar seçilir ve dönemini de tamamlarsa Ali Sami Yen’in 14 yıllık başkanlığından sonra 8 yıllık görev süresi ile en uzun başkanlık yapan 2. isim olacak ve Galatasaray tarihine geçecek. Aslına bakarsanız, Özbek’in gerek başkanlığı döneminde kazandığı şampiyonluk sayısı, gerek devir aldığı emaneti getirdiği seviye onun süper güçlü bir yönetim kurması için elini kuvvetlendiriyor. Başkan’ın bu sefer yapması gereken, Galatasaray’ın kendisinden sonraki döneminde görev yapacak isimlerden bir yönetim kadrosu kurmak olmalı. Bu kulüp sadece iyi bir futbol takımı kadrosu kurmakla başarılı olmuyor. Futbolda transfer mümkün, ama yöneticiyi mutlaka Galatasaray’da yetiştirmek gerek. Bu konuda maalesef camiada ciddi endişeler var.

Takip ettiğimiz kadarı ile, Galatasaray’da son yıllarda zamanın ruhundan kaynaklanan bazı yapısal-davranışsal kırılmalar yaşanıyor. Kulüp kültürü bir kısım yeni yetmelerin ve onlara yol verenlerin kriminal tavır ve tercihleri ile ciddi erezyona uğruyor. Halbuki Galatasaray, ülke dışına taşan başarısını, etik değerlerine ve köklerine bağlı üye profili, her şey koltuk için anlayışına prim vermeyen duruşu, camia olarak sürekli ve büyük hedeflere yönelik vizyonu ile elde etmiş bir kulüptür. Galatasaray son tahlilde, bu varoluşsal misyonunu sürdürmek ve gelecek nesillere aktarmak için zekaya-stratejiye dayalı satranç oynamak isteyenlerin hakim olduğu bir spor kulübü mü olacak yoksa zar atıp tavla oynayanların hakim olduğu bir kulüp mü olacak onu ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...