Yönetici olamazsınız demedik
Eski bir hikayedir. Bir zamanlar bir baba, oğlunun huyunu, kişiliğini beğenmez ve ona yeri geldikçe ‘Sen adam olmazsın’ dermiş. Aradan yıllar geçmiş, çocuk okumuş ve sonunda paşa olmuş. Makamına oturur oturmaz ilk iş, emrindeki adamlarından iki kişiyi babasını alıp getirmeleri için köyüne göndermiş. Adamlar paşanın babasının kapısına varmışlar. ‘Paşa hazretleri sizi huzura götürmemizi emretti’ deyip babayı aldıkları gibi konağa paşa oğlunun makamına götürmüşler. Oğlu, babasını karşısında görünce makam koltuğunda daha da diklenerek, gururlu bir eda ile ve babasını haksız çıkarmanın güveniyle ‘Bak baba, sen bana adam olamazsın derdin ama ben koca paşa oldum’ demiş. Babası, oğlunun omuzundaki yıldızları, üstündeki sırmaları, belindeki kılıcı şöyle bir süzdükten sonra, başını sallamış ve ‘Oğlum, ben sana adam olamazsın dedim, paşa olamazsın demedim ki. Sen adam olsaydın, babanı böyle yaka paça ayağına getirtmez, kalkar kendin gelirdin’ demiş. Bugün bu hikayedeki olayların benzerlerini, paşaları ve oğullarını, değişik kurumlarda, Galatasaray’da, değişik adlarla, değişik zamanlarda sıklıkla görüyoruz. Hikaye eski olsa da bugün dahi kahramanların tavrı hiç değişmiyor. 1 Mayıs Perşembe günü Galatasaray Spor Kulübü’nde gelecek iki yıl için yönetici olacak isimlerin listesi Başkan Dursun Özbek tarafından Divan Başkanlığı’na verildi ve seçimlerde başkaca aday da olmadığından bu listedeki isimler 23 Mayıs itibarı ile Galatasaray’da yeni dönemde yönetici olarak görev almayı garantiledi. Divan Başkanlığı’na verilen yönetici listesinde yer bulamayan isimlerin bazıları şimdilerde seçim sonrası Galatasaray Sportif AŞ’de yönetici olmak için kulis yapmaya, Dursun Özbek’e sağdan soldan hatırlı kişilerden telefonlar açtırmaya, yalan yanlış beyanlarla, dedikodularla kendilerine koltuk kapmaya çalışıyorlar. Önümüzdeki iki hafta Galatasaray’da koltuk sevdalıları arasında geniş çaplı itiş-kakışlara, sosyal medya yoluyla gerçek dışı haberlerle birbirinin önünü kesmek için karalama kampanyalarına sahne olacak. Ne yazık ki bunları yapanların bazılarının başarılı olacağını adım gibi biliyorum. Keşke öyle olmasa diyeceğim ama maalesef olacak. Oysa doğru olan Galatasaray Sportif AŞ’ye Galatasaray Spor Kulübü’nden maksimum başkan dahil 4 yönetici koyup, geri kalan 11 yönetim kurulu üyeliğine gerçek manada işe yarayacak liyakatli üyeler atamak olsa gerek. Yeni dönemde, kulüp yönetiminde Başkan’ın 2.Başkanlık dışında, diğer görevlendirmelerde değişik isimlere yer vereceğini düşünüyorum. Büyük olasılıkla Başkan Yardımcılarının birisi idari işlerden, diğeri amatör sporlardan sorumlu olacak. Genel sekreter ve muhasip üyenin de değişeceğini öngörmek mümkün. Aynı zamanda stat ve bilet işlerinin de yeni isimlere verileceğini tahmin ediyorum. Tüm bu değişiklikler esnasında dikkat edilmesi gereken en önemli konu Galatasaray Futbol Şubesi ve onun direkt etkileşim alanındaki birimler olmalı. Futbolla bağlantılı işlerin (Kemerburgaz tesisleri, Sportif ve Mağazacılık AŞ, vb) tek elden ve eşgüdüm içinde yönetilmesi şart. Bugün bu konularda, bazı birimlerde, değişik dinamiklerle hareket eden, kendi ajandasını uygulamaya çalışan birtakım isimler ortada dolaşıyor. Bu amaçlarına yönelik yalan haberler, iftiralar, etrafa servis ediliyor, bulanık suda balık avlanmaya çalışılıyor. Bunca tecrübeye sahip Başkan’ın da bunları bilmemesi, duymaması elbette mümkün değil. Başkan’a naçizane tavsiyem yola çıktıkları ile yoluna devam edip, yolda bulduklarına sus payı vermek için Sportif AŞ’deki koltukları boşa harcamaması yönünde.. Odaklanılması gereken esas konu olan futbol takımının yeni sezon yapılanmasını öncelemek ve süratle idari görevlendirmeleri yapıp, vakit kaybetmemek gerek. Bugün Galatasaray’da birbiri ile konuşmayan yöneticiler, birbiri ile konuşmayan teknik kadroda görevli hocalar, birbirleri ile konuşmayan futbolcular olduğunu biliyoruz. Bu konuların süratle halledilmesi için önümüzdeki Pazartesi’den tezi yok Kemerburgaz’da ilgilileri ile toplanıp, gelecek yılın planlamasının ana hatları, teknik ekip ve bu ekibe yapılacak takviyelerin belirlenmesi önemli.. Bunun yanında Kemerburgaz tesislerindeki antrenman ortamına yeni teknoloji ekipmanlarının acilen siparişi verilmeli ve en mühimi de bu sezon başı kiralık olarak giden oyuncular dahil (sanırım 11 oyuncu) yeni sezonun kadro planlaması için satılacaklar, alınacaklar listesi üzerinden hızla girişimlere başlanması gerekiyor. Daha önce-2000’lerde 4 yıl üst üste şampiyonluk döneminde bu konularda gerekli icraatlar yapılamadığı için Galatasaray’ın ciddi bir bocalama dönemi geçirdiğini gördük. Artık geçmiş deneyimlerden ders almış olmak ve aynı hataları yapmamak gerekiyor. Duygusal değil, vefasız hiç değil, kurumsal ve olgusal olarak kişilere ve olaylara yaklaşım gösterip, sürdürülebilir başarı için akılcı kararlar almanın tam zamanı. Bu kulübün bünyesinde çok değerli, çok becerikli, çok çalışkan insanlar var. Bunların bir kısmı zaten iş başında. Bir kısmı ise sessiz çoğunluk olarak kenarda duruyor. Şimdi esas olan, sesi çıkan kifayetsiz muhterisleri değil, sessiz duran ‘paşa değil-adam olan’ bu isimlere Sportif AŞ- Mağazacılık AŞ gibi kulüp şirketlerinde görev vermek ve Galatasaray’ı Avrupa’nın devleri arasına sokmak olmalı. Galatasaray bundan önce sportif olarak benzer başarıyı gösterdi ama devamını getiremedi. Bu kez bu eşiği aşmalı, yapılamayanı başarmalı.. Malum, bunu yaparsa Galatasaray yapar..