Bayram o bayram ola
Bugün Arefe yarın Bayram inşallah. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu, mutlu, umutlu olsun.
Ülkenin hem siyasi gündemi hem de sportif gündemi oldukça “ağır” konularla meşgul iken ertesi gün bayram olan bir günde biz biraz daha “naif” şeylerden bahsedelim isterseniz.
Alvarlı Efe Hazretleri olarak tanınan Erzurumlu Muhammed Lütfi’nin yazdığı bizim de başlıkta kullandığımız satırlar Türklerin, İslâmı anlama ve yaşama pratiği içinde nesillerdir sadırdan-sadıra, gönülden-gönüle aktarıla gelmiştir. (Bu vesileyle Erzurumspor’a da yine-yeni-yeniden Süper Lig’e hoş geldin diyelim. İnşallah bu kez daha uzun süre kalırlar ve başarılı olurlar.)
Alvarlı Efe: “can bula canânını, kul bula sultânını, bayram o bayram ola” derken sevgiyi, muhabbeti, aşkı terennüm ediyor. “el tuta kitâbını, dil tuta hitâbını, cân tuta şitâbını, bayrâm o bayrâm ola” derken de iyi ve güzel şeyler söylerken gönül kırmadan ve oyalanmadan hedefe ulaşmayı bize tavsiye ediyor. “dildeki Rahmân ola, derdlere dermân ola, âzâde fermân ola, bayrâm o bayrâm ola” derken de Allah’ı zikretmenin insana sağlayacağı huzur ve mutluluğa dikkatimizi çekerek bu sıraladığı hususlara dikkat edersek işte gerçek bayramlara ancak o zaman erişebileceğimizi anlatıyor bize.
Günümüzün ekonomik ve sosyal şartlarında “bayram” kavramının ihtiva ettiği o derin anlam yerini maalesef “tatil” benzeri bir ifadeye bıraktı. İnsanların sosyal çevreleriyle beraber yaşadıkları ve paylaştıkları mutluluk zamanları artık derin bir içe kapanmayla, bayramlarda tatil planlamaya ve gerçekleştirmeye evriliyor ne yazık ki.
Bayram namazı çıkışında cami avlusunda başlayan bayramlaşma muhabbeti, komşu ve akraba ziyaretleri, ailece bayramlaşma merasimleri, geniş ailelerin bayram sabahı kahvaltıda bir araya gelmeleri gibi Anadolu irfanının yansımaları giderek azalıyor ve yerini 9 günlük tatil münasebetiyle deniz kenarlarına “akan”, bayram-seyran umurunda olmayan, kişisel hazzı ve hayatın tadını çıkarmayı hedefleyen bir gürûhun etkinliklerine terk ediyor günümüzde.
Bundan hepimiz şikâyetçiyiz ama maalesef toplumsal çözülme günübirlik alınacak tedbirlerle tamir edilecek kadar basit bir mevzu değil artık bizim için.
Bayram dönüşü Haziran ayına merhaba diyeceğiz. 7 Haziran’da Fenerbahçe kongresi var. 11 Haziran’da Dünya Kupası başlıyor. 14’ünde Avustralya, 20’sinde Paraguay ve 26’sında Amerika maçlarımız var. Orta, lise ve üniversitelerde son sınavlar var. 21-22’sinde YKS var. Yoğun bir ay bizi bekliyor.
Bu vesileyle yarın başlayacak olan bayramınızı cân-ı gönülden bir kez daha kutluyor, öğrencilerimize ve Milli Takım’a üstün başarılar diliyoruz. İnşallah güzel bir Haziran geçiririz hem ferden hem de millet olarak.