Doğru tercih
İnsan, doğduğu coğrafyayı seçemez. Ailesini, adını, içine gözlerini açtığı şartları da... Bunlar hayatımızın başlangıç noktalarıdır. Kendimizi tanımaya başladığımız andan itibaren verdiğimiz her karar ise yürüdüğümüz yolu ve varacağımız istikameti belirler.
Tercih; seçenekler arasından birini işaretlemenin ötesinde, karakterin, hedefin ve iradenin hayata yansımasıdır. Bazen attığımız bir adım, bazen vazgeçtiğimiz bir imkân, bazen de sabırla beklemeyi seçmek geleceğimizi şekillendirir.
Hayat, nihayetinde yaptığımız tercihlerin toplamıdır.
SEÇİLMEK İÇİN DOĞRU SEÇMEK
İnsan, toplum içinde tesadüfen tercih edilen biri hâline gelmez.
Güven veren, sorumluluk alan, kendisini geliştiren, işini hakkıyla yapan insanlar; yıllar boyunca verdikleri isabetli kararların karşılığını görürler. Bir işverenin, bir akademik kurulun ya da bir kurumun öncelik verdiği isimler; emekle, istikrarla ve doğru tercihlerle kendilerini hazırlayan kişilerdir.
Kendini geliştirmeyi tercih eden…
Okumayı hayatının parçası hâline getiren…
Mesleğini ciddiyetle yapan…
Dünyayı takip eden…
Bilgisini ahlakla tamamlayan insanlar…
Günü geldiğinde tercih edilenler arasında yer alırlar.
Çünkü insanı bulunduğu noktaya taşıyan, doğru kararların sürekliliğidir.
YARINDAN BUGÜNE BAKMAK
İçinde bulunduğumuz çağ, tarihin en hızlı dönüşüm dönemlerinden birine şahitlik ediyor.
Yapay zekâ, veri teknolojileri, siber güvenlik, biyoteknoloji, savunma sanayii ve dijital dönüşüm; üretim anlayışını, çalışma hayatını ve meslekleri yeniden şekillendiriyor. Dün hayal olarak görülen birçok alan bugün hayatın merkezinde yer alırken, yarının ihtiyaçları da bugünden kendini hissettiriyor.
Bu tablo, özellikle gençlerimiz açısından önemli bir sorumluluğu beraberinde getiriyor.
Tercihlerimizi bugünün şartlarıyla birlikte yarının dünyasını da dikkate alarak yapmak; değişimi doğru okumayı ve geleceğin ihtiyaçlarını bugünden görebilmeyi gerektiriyor.
Hayata ilişkin kararları yarından bugüne bakarak vermek, stratejik bir yaklaşımdır.
ÜNİVERSİTE TERCİHİ HAYAT TERCİHİDİR
Tam da bu noktada üniversite tercih dönemi ayrı bir anlam kazanıyor.
Üniversite tercihi; dört yıllık bir eğitim programının ötesinde, insanın ufkunu, çevresini, kariyer yolculuğunu ve geleceğe dair hedeflerini şekillendiren önemli bir adımdır.
Her gencin kabiliyeti farklıdır. Her başarının yolu da kendine özgüdür. Bu sebeple tercih süreci; ilgi alanlarını, yetenekleri, hedefleri ve ülkemizin gelecekte ihtiyaç duyacağı alanları birlikte değerlendirmeyi gerektirir.
Bugün yükseköğretim kurumlarımız; araştırma merkezleri, teknoparkları, uluslararası iş birlikleri, girişimcilik ekosistemleri ve bilimsel çalışmalarıyla gençlerimize önemli fırsatlar sunuyor. Bu imkânları en verimli şekilde değerlendirmek ise gayret eden, çalışan ve kendisini sürekli geliştiren gençlerimizin elindedir.
Hayatın en büyük sermayesi öğrenmeye açık kalabilmektir.
Diploma bir başlangıçtır.
Asıl yolculuk ise öğrenme azmini hayatın her döneminde canlı tutabilmektir.
GÜÇLÜ GELECEK DOĞRU TERCİHLERLE KURULUR
Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bilimde, teknolojide, savunma sanayiinde, sağlıkta ve üretimde ortaya koyduğumuz vizyon, nitelikli insan kaynağını her zamankinden daha kıymetli hâle getiriyor.
Bugün üniversite tercihinde bulunacak gençlerimiz, yarının akademisyenleri, mühendisleri, hukukçuları, öğretmenleri, girişimcileri, bilim insanları ve kamu yöneticileri olarak ülkemizin geleceğine yön verecekler.
Bu sebeple tercih yapılırken yalnızca bugünün imkânlarıyla yetinmeyip, yarının Türkiye'sine hangi alanda katkı sunulabileceği de dikkate alınmalıdır.
İnanıyorum ki; ahlakı bilgiyle, çalışmayı azimle ve birikimi sorumluluk duygusuyla buluşturan gençlerimiz, Türkiye Yüzyılı'nın en güçlü kadroları arasında yer alacaktır.
Üniversite tercihinde bulunacak bütün genç kardeşlerime gönüllerindeki istikameti bulmalarını, kabiliyetlerini en verimli şekilde değerlendirmelerini ve ülkemize değer katacak nice başarılara imza atmalarını temenni ediyorum.
Çünkü doğru tercih, güçlü bir geleceğin ilk adımıdır.