İngiliz paratoneri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Meşhur ve mütekait İngiliz hakem Anthony Taylor’un TFF/MHK tarafından Elit Hakem Direktörü olarak atanması zor durumda kalan futbol bürokrasisinin “asılacaksan İngiliz sicimi ile asıl” atasözümüzü doğrularcasına yaptığı son bir hamle olarak kayıtlara geçti.

Daha bir ay kadar önce Dünya Kupası’nda İspanya-Portekiz maçını yönettikten sonra 47 yaşında emekli olan İngiliz hakem henüz formasının teri kurumadan Türkiye’de çalışmaya başlıyor. Federasyonun geçtiğimiz senelerde çokça yaşanan hakem tartışmalarından kendisini korumak için bu sezon başında Anthony Taylor’u bir nevi paratoner olarak istihdam ettiğini düşünmek mümkün. Gerçi UEFA kriterlerine göre elit kategoride tek Türk hakem var o da Halil Umut Meler ama en elit hakemimiz bile Dünya Kupası’nı bizim gibi evde televizyondan seyretti, bırakın maç yönetmeyi VAR-AVAR bile çıkaramadı koskoca Türk hakemliği. Merhum Doğan Babacan’ın mezarda kemikleri sızlamıştır.

İngiliz hakemlik tarzı/stili/ekolü ne derseniz deyin son derece iyi ve futbolu bilen hakemler üretmesiyle mâruf. Ne görüyorsa onu çalıyor Birleşik Krallık’ta hakemler ve kimse niye onu öyle çaldın, bunu böyle çalmadın demiyor maçtan sonra onlara. Oysa bizde öyle mi ya? Ofsaytımsılar, atılan dirsekleri görmeyen hakemler, görmemekte direnen VAR/AVAR kameraları, yerinden çekilmeyen ofsayt çizgileri, adamına göre muamele vb. ne ararsanız var.

Anthony Taylor’a yazık olacak. Adam bol sıfırlı maaş çekinin hatırına kabul ettiği görevinde ne kadar huzurlu çalışacak, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen Türk hakemlerine extra ne katabilecek üç aşağı, beş yukarı tahmin ediyoruz. Elit statüdeki Halil Umut Meler’in bile dünya standartlarında esamisi okunmazken diğer standart hakemlerimizi ne kadar eğitip, geliştirecek merakla bekliyoruz.

Türk futbolunun temel bazı sıkıntıları olduğu muhakkak. Hakemlik müessesesi de bunun önemli bir cüzünü oluşturuyor fakat bu demek değil ki “Anthony Taylor geldi hiç olmazsa artık hakemlerden yana başımız ağrımayacak.”

Türk futbolunun delege yapısından, başkan seçimlerine, alt yaş gruplarının eğitiminden, milli takımlara hatta kurul ve organların seçilmesine kadar (AİHM ve Anayasa Mahkemesi nezdinde onlarca dosya var aleyhimize) birikmiş ve kronikleşmiş bidolu sorunu var. Bunun bir bütün olarak ele alınıp Türk futbolunun yeniden yapılandırılması gerekirken, işaret edilerek seçilmişlerin sadece kendi mevkilerini korumak için yaptıkları refleksif atama ve eylemlerle ancak statüko korunur. Ülkemizin nasıl yeni bir anayasaya ihtiyacı varsa futbolumuzun da aynı şekilde yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır.

Yarın Taylor gider, öbür gün Maylor gelir. Değişen bir şey olmaz. Esas İngiliz Futbol Federasyonu FA’nın başkanı Debbie Hewitt ablayı getirmek lazım ki neşteri vursun, kanserleşmiş yapıyı kessin atsın ve bizi hak ettiğimiz futbol ortamına taşısın. Onu yapamadığımız müddetçe debelenip dururuz kendi ürettiğimiz bataklıkta.

Biraz karamsar bir yazı oldu kusura bakmayın ama durumumuz görünenden daha kötü zira.

Bu Cuma akşamı hayırlısıyla Süper Lig başlıyor. Kazasız, belasız, sakatlıksız ve kaossuz bir sezon dileklerimizle.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...