18 yıl sonra Fenerbahçe ait olduğu yerde: Şampiyonlar Ligi!
Şampiyon olduğumuz halde Şampiyonlar Ligi’ne gidemediğimiz dönemler oldu. Bazı yıllarda kendi hatalarımız, bazı yıllarda saha içindeki tartışmalı kararlar, bazı yıllarda ise başka sebepler yüzünden bu büyük organizasyonun dışında kaldık.
Ama artık bütün bunları bir kenara bırakma zamanı.
Fenerbahçe yeniden ait olduğu yerde.
Hem de kolay bir şekilde değil, Lyon gibi güçlü bir rakibi geçerek!
HAKME RAĞMEN KAZANDIK
Bugünkü maçta hakem yönetimini de görmezden gelmemek gerekiyor. Rakibin yaptığı bazı sert faullerde kartların çıkmadığını gördük. Aynı toleransın Fenerbahçe lehine gösterildiğini ise söylemek mümkün değil. Oyuncularımızın daha ilk faullerinde sarı kart gördüğü pozisyonlar oldu.
Ama neyse ki bu kez bütün bunların üstesinden gelecek bir Fenerbahçe vardı sahada.
Asensio yoktu ama fenerbahçe vardı
Maç öncesinde en büyük soru işaretlerinden biri Asensio’nun olmayışıydı. Çünkü bu takımda Asensio’nun ne kadar önemli olduğunu artık herkes biliyor. Onun olmadığı maçlarda Fenerbahçe’nin hücum organizasyonlarında zaman zaman üretkenlik problemi yaşayabileceği düşünülüyordu.
Üstelik Lyon maça favori olarak çıkıyordu.
Bütün oyuncular kendi kapasitesinin üzerine çıktı.
Ve belki de maçın en önemli tarafı buydu.
EDERSON ARTIK KENDİSİNİ BULDU
Kaleci Ederson için de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Artık kendisini bulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün çok önemli kurtarışlara imza attı, kalesinde güven verdi ve takımının oyununun rahatlamasında büyük rol oynadı.
Yediği golde ise yapabileceği fazla bir şey yoktu.
Bir kalecinin sadece kurtarışları değil, savunmasına verdiği güven de önemlidir. Ederson bugün bu güveni fazlasıyla verdi.
SAVUNMA KUSURSUZA YAKINDI
Skriniar ve Aké zaten her maç savunmanın güven veren isimleri. Ancak bugün onlara Archie Brown ve Nelson Semedo da eklenince Fenerbahçe savunması gerçekten kusursuza yakın bir görüntü verdi.
İkili mücadelelerde ayakta kaldılar, pozisyon bilgileriyle rakibin tehlikeli ataklarını önlediler.
ORTA SAHADA KANTE VE GUENDOUZİ SAVAŞTI
Orta sahada ise Kante ve Guendouzi inanılmaz bir mücadele ortaya koydu. Topun arkasına geçtiklerinde savunmaya, top Fenerbahçe’ye geçtiğinde ise hücuma katkı verdiler.
Özellikle böyle büyük maçlarda orta sahanın ayakta kalması çok önemlidir.
MURUQİ VE GREENWOOD HÜCUMDA ÇOK ETKİLİYDİ
İleri uçta Vedat Muriqi ve Greenwood da oldukça etkiliydi. Rakip savunmayı sürekli rahatsız ettiler. Sadece topla buluştuklarında değil, topsuz koşularıyla da Lyon savunmasının dengesini bozdular.
Oğuz da yaptığı asistin yanında ortaya koyduğu mücadeleyle dikkat çekti. Özellikle ikinci yarıda eline geçen bazı fırsatlarda biraz daha dikkatli olabilseydi maç çok daha farklı bir noktaya gidebilirdi.
Ama yine de bugün takım adına önemli bir katkı verdi.
Anderson Talisca'nın bugün golü veya asisti olmayabilir. Ama Talisca'nın sahada bulunması bile rakip için ciddi bir tehdit.
Lyon savunması onun nerede olduğunu sürekli düşünmek zorunda kaldı.
İSMAİL KARTAL…
Burada İsmail Kartal hocanın hakkını teslim etmek gerekiyor. Takımı bu maça çok iyi hazırlamış.
Bugün neredeyse bütün oyuncular yüzde 100 performans verdi.
Bazen bir teknik direktör, elindeki oyuncu grubunun performansını yüzde 100'den yüzde 110'a çıkarabilir.
Bugün İsmail Kartal bunu yaptı.
Oyuncuların sahadaki isteği, mücadele gücü, yardımlaşması ve maçın öneminin farkında olması teknik ekibin hazırlığının da bir göstergesiydi.
Bugün Fenerbahçe'de forma giyen neredeyse herkes görevini eksiksiz yaptı.
BU GALİBİYET SEZONUN KIRILMA NOKTASI OLABİLİR
Bugünkü galibiyet sadece Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne taşımadı.
Bence bu galibiyet, sezonun en önemli anlarından biri olmaya aday.
Çünkü Fenerbahçe yıllardır Avrupa'da eleme maçlarında elendiğinde aynı senaryoyu yaşıyordu.
Şampiyonlar Ligi'nden eleniyor, ardından:
“Avrupa Ligi daha iyi.”
diye kendimizi teselli ediyorduk.
Ama artık şu gerçeği kabul etmek gerekiyor:
Madem büyük hedeflere oynuyoruz, büyük sahnede olmalıyız.
“Boğulacaksan büyük denizde boğul.”
Şampiyonlar Ligi'nin hem prestiji hem de ekonomik getirisi Avrupa Ligi'ne göre çok daha büyük.
Üstelik Şampiyonlar Ligi'nde olmak, transfer piyasasında da Fenerbahçe'nin elini güçlendiriyor.
Bir futbolcu tercih yaparken artık karşısında Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden bir Fenerbahçe görecek.
Daha önce Şampiyonlar Ligi'ne gidemediğimiz için gelmek istemeyen veya gelmek için çok yüksek rakamlar talep eden oyuncular açısından da durum değişebilir.
Fenerbahçe artık bir transferde sadece para değil, Şampiyonlar Ligi avantajını da masaya koyabilecek.
Bu çok önemli.
PEKİ ŞİMDİ HEDEF NE?
Sezon güzel başladı.
Ama daha yolun çok başındayız.
Bu kadronun kalitesine baktığımda Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde sadece bulunmak için bulunacağını düşünmüyorum.
Bu oyuncu grubunun Şampiyonlar Ligi'nde son 16'yı zorlayabilecek kaliteye sahip olduğunu düşünüyorum.
Lig şampiyonluğu…
Şampiyonlar Ligi'nde son 16…
İşte o zaman bu sezonun tadından yenmez.
Yıllardır yaşadığımız hayal kırıklıklarının ardından Fenerbahçe taraftarının artık böyle bir sezonu hak ettiğini düşünüyorum.
Bugün Lyon'u geçtik.
Şimdi sıra daha büyük hedeflerde.
AZİZ BAŞKAN BİR YILLIĞINA GELDİNİZ AMA..
Ve gelelim Aziz Başkan'a…
“Bir yıllığına geldim” dediniz.
Ama üzgünüm Başkan…
Bu düşüncenizin sadece sizin hayaliniz olarak kalacağını düşünüyorum.
Çünkü Fenerbahçe taraftarı artık başarı istiyor.
Bu takım Şampiyonlar Ligi'ne gidiyorsa, ligde de şampiyonluk hedefleyecek.
Bu kadro böyle mücadele ediyorsa, taraftar daha fazlasını isteyecek.
Fenerbahçe'nin hedefi artık günü kurtarmak değil.
Fenerbahçe'nin hedefi yeniden zirvede kalıcı olmak.
18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne döndük.
Şimdi sıra 12 yıllık şampiyonluk hasretini bitirmekte.
Bugün Avrupa'nın en büyük sahnesinin kapısını yeniden açtık.
İnşallah sezon sonunda o kapıdan kupayla çıkacağız.