Amedspor’da “aşı etkisini” göstermeli
“Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır. Başta Amedspor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye’den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz. Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir. 7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur.
Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur. Yüzde 99’u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir. Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır. Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür. Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün, herkesin/hepimizin zihninin ve yüreğinin dolup taştığı yerden konuştu.
EMPERYALİZM AŞISI
Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı açıklama, bölgede asırlardır sergilenen emperyalist menşeli oyunları bozmak üzere ülkelerin ve bireylerin bağışıklık sistemini güçlendirecek aşı mahiyetindeydi. Ülkeler ve bireyler güçlenmeliydi çünkü mikrop-virüs niteliğindeki emperyalist oyunlar ülkelerin ve bireylerin bağışıklık sisteminin güçlenmesi sayesinde yok edilebilir. “İçeride tutunacak mecra bulamazsa tüm mikroplar ve virüsler etkili olamaz ve yok olur” bu net!
Olumsuzlukları ve yaratıcılarını-oyuncularını ortadan kaldırmak adına yapılacak yasal düzenlemeler ve uygulamalar elbette ki çok önemli ve mutlaka olmalı. Bunlarla birlikte bireylerin oyunlara karşı göstereceği direnç ise meselenin olmazsa olmazı! Zira “mahalleli kendi huzurunu korumak” adına olumsuzluklar karşısında birleşip güçlü bir duruş sergilemezse, o mahallede ne oyunlar biter ne de gözyaşları diner!
İÇ CEPHE BİLİNCİ HEPİMİZE GEREKLİ
Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024 tarihli milat açıklamasıyla yürekleri, zihinlerini, hayatları, umutları kırıldıkları yerden yeşertmeyi hedeflemiş ve yeşertirken de ısrarla “iç cephe” diyerek içeriden güçlenmenin yani bağışıklık sisteminin güçlenmesi gerekliliğini öne çıkarmıştı.
Geldiğimiz noktada “iç cephenin” önemi Türkiye ile birlikte bölge ülkelerine de sirayet etti. Suriye ve Irak’ta yükselen iç cephe gerekliliği “dini, mezhebi, kültürel tüm çeşitliliğimizi bir kenara bırakalım ve Suriye/Irak Vatandaşlığı kimliğinde buluşalım” cümlelerini gündeme taşıdı.
Günümüz dünyasında da öncelikli gereklilik; “vatan aidiyeti” ve “yürek ehliyeti”.
Tıpkı Kurtuluş Savaşı dönemi gibi! Vatan aidiyeti ile Türkiye Cumhuriyeti inşa edildi.
HUZUR YOLUNA AMEDSPOR DA YOLDAŞ OLMALI
Devlet Bahçeli’nin dün yaptığı açıklama pür mealimize tercüman oldu. Terörsüz Türkiye ve bölge ile adeta bir “uyanış” miladı yaşanıyorken Amedspor kulüp yöneticileri, taraftarları ve elbette ki Diyarbakırlılar spor üzerinden yaratılmaya çalışılan oyunlara ve oyunculara gereken cevabı tokat mahiyetinde vermelidir. Elde edilen huzur ve “iç cephe” direnci de bunu gerektirir.
İki yıldır elde edilen huzur iklimi Diyarbakır’la birlikte tüm bölgenin ekonomisine olumlu yönde etki etti ve bu iklime en fazla bölge sahip çıkıyor. Bu nedenle Amedspor da bölgenin realitesini baştacı ederek, gençlerin geleceğini düşünerek, vatan aidiyeti ile oyunlara karşı net bir tavır sergilemek zorunda.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’ DAN AYAK SESLERİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat ve Malazgirt te gerçekleştirdiği açıklamalar sonrasında adeta yeni bir kapıdan geçildi. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sonrasında gerçekleştirdiği açıklamalar ve hayata geçirdiği uygulamalar önümüzdeki sürecin “ayak sesleri” niteliğinde.
Bu sesler ne mi söylüyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerde sergilediği duruş iki başlıkta sinyal veriyor;
1) Köprüden önce son çıkış: Şimdiye kadar hafif vitesle anlama sürecini yaşadık. Bundan sonra vatan mı emperyalizmin oyunları mı seçenekleri arasında “herkes tarafını belli etsin” ki biz de kimi nereye koyacağımızı bilelim.
2) Sıkı durun, dik durun, sağlam durun hızlı bir sürece giriyoruz: Yasal- hukuki düzenlemeler hızla hayata geçerken sosyolojik temaslar konusunda da her makam, yetkili, birey samimiyetle işin içine girecektir.