Kazanma alışkanlığı!
Süper Lig’de Galatasaray, konuk ettiği Kocaelispor’u 1-0 yenerek liderliğini sürdürdü. Son dört sezonun şampiyonu Sarı-Kırmızılılar’ın kazanma alışkanlığı aslında en büyük tecrübesi…
Okan Buruk’un öğrencileri vasatı aşamadığı 90 dakikada üç puanı hanesine yazdırmayı başardı. Hep diyoruz ya bir takımın kazanma alışkanlığı olması lazım diye. Osimhen ve Lemina yok ama ekibin kendine güveni tam. Hiç umulmadık anda defanstaki kaptan çıkıyor ve güzel bir vuruşla galibiyeti getiriyor...
İşte bu çok önemli bir kazanım…
Gelelim yenilere… Bu sezon ilk kez 11’de sahaya çıkan Leao ve Deniz Gül henüz tam olarak hazır görüntü vermedi. Barış Alper ise her mevkide oynamasına oynuyor ama performans olarak beklentileri karşılamakta o kadar başarı değil…
Öyle ya da böyle, Galatasaray tecrübesiyle üç puanı hanesine yazdırdı. Bunca maliyet ve borç yüküne rağmen kurulan bu takım Süper Lig için çok çok fazla. Buruk ve ekibi Şampiyonlar Ligi’nde kendine bir hedef belirlemeli. Bu da en kötü çeyrek final olmalı. Aksi halde harcanan bu avrolar kulübün ekonomik geleceği için ciddi manada tehdit oluşturacaktır...
O sebeple Okan Buruk’un geçmiş maçın hakemleri ve yorumcular hakkında konuşmaktan vazgeçip işine odaklanması lazım. Yoksa Sporting karşılaşmasının VAR hakeminin bu konuşulanlardan haberinin olduğunu hiç zannetmiyorum…
***
Selçuk hoca çok haklı
Yazımı Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan’ın açıklamalarıyla noktalayacağım. Genç Hoca, “İki sene üst üste aynı takımda Anadolu'da çalışmak çok kolay değil. İki senedir bu çalışmayı çok büyük değişimlerle yapmaya çalışıyorum ve en büyük sınavım bu” demiş…
Aslında ülkenin futbola bakışını çok güzel özetliyor bu sözler…
Bir takım başarısız ise gönder hocayı…
Şöyle bir hafızamızı zorlayalım. Geçen sezon Gençlerbirliği’nde yaşananları açıklamak mümkün müydü? Sezona Hüseyin Eroğlu ile başlamışlardı. Sonra Volkan Demirel geldi, daha sonra da Metin Diyadin. Ardından Levent Şahin, sonra yine Volkan Demirel… Eee iki ay dolmadan tekrar yolla yerine tekrar Metin Diyadin’i getir…
İşte bizim yöneticilerin futbol anlayışı bu… Madem başarılıydı neden yolladınız, başarısızdı tekrar neden geri getirdiniz?
Her şeyi bir kurala bağlamayı seven IFAB aslında kulüplere de teknik direktör için belli bir sınır getirmesi lazım. İş olsun diye kural değiştirileceğine futbol için bir şeyler yapmak gerek…
Uzun lafın kısası istikrar yoksa başarı da yok. Ne var? Bahane var, suçu başkasına atmak var!
Yersen…