Gökyüzünün stratejik gücü: Havacılık verisi
KEYVAN’ın yerli ve sertifikalı navigasyon altyapısı; rota optimizasyonu, yapay zekâ, yakıt maliyetleri ve teknoloji ihracatıyla Türkiye’nin stratejik gücünü büyütüyor.
ABD-İran arasında klasik anlamda kalıcı barış beklemek gerçekçi değil!
ABD ile İran arasında yakın vadede klasik anlamda kalıcı bir barış beklemenin gerçekçi olmadığına dikkat çeken İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, “Daha olası senaryo; tarafların çatışmayı sınırladığı, bazı ekonomik ve güvenlik başlıklarında mekanizmalar kurduğu, fakat stratejik güvensizliğin devam ettiği kontrollü bir normalleşme süreci. İran’ın nükleer programı, bölgesel vekil ağları, İsrail’in güvenlik algısı ve Amerikan iç siyasetindeki İran karşıtı direnç bu sürecin sınırlarını belirlemeye devam edecektir.” dedi.
ABD-İsrail arasında İran çatlağı
ABD-İsrail arasında İran ile yapılması planlanan barış antlaşması dolayısıyla kopukluk olup olmama durumunu değerlendiren DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman, “Bugünkü tablo, ABD-İsrail ilişkilerinin koptuğunu değil; Trump ile Netanyahu'nun savaşın nasıl bitirileceği konusunda farklı düşündüğünü gösteriyor. Çünkü zafer Trump için farklı, Netanyahu için farklı içerik ve şekilde ortaya çıkabilir. Trump’ın istediği zafer Netanyahu’yu için yeterli değil ama Netanyahu’nun istediği zafer uzun süreli savaş ve muğlak sonuçları nedeniyle Trump’ın siyasi varlığını zorlar.” dedi.
Trump’ın İran ve Venezuela benzetmeleri birbirinden alakasız!
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’da yaşanan gelişmeleri Venezuela’da yaptığı operasyona benzetmesini değerlendiren İRAM Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, “Venezuela ile İran'ı karşılaştırmamız için ortada zaman olarak özdeş, yakın tarihlerde meydana gelmesi dışında hiçbir alaka yok. İran'ın, çok daha güçlü bir ordusu, coğrafi olarak müdahale edilirken ABD’nin bin defa düşünmesi gereken bir coğrafi konumu ve tabii ki İran halkının pozisyonu da etkili.” dedi.
Paşinyan’ın seçim başarısının arkasındaki temel faktör ne?
Nikol Paşinyan’ın, Ermenistan’da yeniden başbakan seçilmesini değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Gökhan Özçubukçu, seçim başarısının arkasındaki temel faktörlerden birinin de Ermenistan toplumunda savaş yorgunluğunun giderek derinleşmesi olduğunu belirterek, “Uzun yıllar boyunca Karabağ merkezli güvenlik paradigması üzerine şekillenen Ermeni siyaseti, özellikle son dönemde ekonomik kalkınma, uluslararası entegrasyon ve komşularla ilişkilerin normalleştirilmesi gibi başlıklara daha fazla odaklanmaya başlamıştır. Seçmen davranışları incelendiğinde, halkın önemli bir bölümünün ülkenin mevcut sınırları içerisinde istikrarlı ve sürdürülebilir bir devlet inşasını öncelediği görülmektedir.” dedi.
Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nde öne çıkacak başlıklar neler?
NATO’nun 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek zirvesinde öne çıkacak başlıklar hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Umut Uzer, “Marco Rubio tarafından tarihinin en önemli toplantısı olarak tanımlanan bu zirvede devam etmekte olan ABD/İsrail-İran savaşının gündemde en yukarılarda olacağına kesin olarak bakılıyor. Öbür taraftan Ukrayna’ya desteğin mahiyeti de incelenecek ve bu konuda karar alınacak. Bunun dışında NATO üyesi ülkelerin kollektif savunmaya ve kendi savunmaları için daha fazla harcama yapmalarına yönelik bir karar alınması ihtimali de oldukça güçlü.” dedi.
Soykırımcı Netenyahu’dan Lübnan ile Hizbullah’ı karşı karşıya getirme planı!
Soykırımcı Netenyahu’nun, Lübnan’da kara harekâtı ve işgali genişletme talimatını yorumlayan Dr. Tuba Yıldız, “Burada esasen “işgali genişletiyoruz” söylemiyle Tel Aviv’in Lübnan üzerindeki baskısını artırmak istediğini görüyoruz. Zira Dahiye saldırılarının yeniden başlayacak olması Lübnan’daki iç gerilimin tırmanması anlamına gelecek. İsrail’in, Lübnan hükümetiyle yaptığı sözde ateşkes anlaşmasını Hizbullah’ın saldırılarını bahane göstererek ihlal etmesi, Lübnan devletiyle Hizbullah’ı karşı karşıya getirmek amacını taşıyor.” dedi.
Trump’ın “Orta Doğu’nun Amerika Birleşik Devletleri mi?” haritası ne anlama geliyor?
Trump’ın “Orta Doğu’nun Amerika Birleşik Devletleri mi?” haritasını yorumlayan Dr. Öğretim Üyesi Canan Tercan, “Bu harita çok fazla mesaj içermesine karşın; Donald Trump’ın şahsi görüşü, şahsi dileği ya da şahsi mesajıdır. Resmi, devlet politikası değil ve bunu manipülatif, fikrini söylemek için kullanmış da olabilir. Dolayısıyla bu harita üzerinden politika üretmek çok doğru olmaz.” dedi.
Türkiye’nin NATO’ya akaryakıt boru hattı teklifi neden önemli?
Türkiye’nin, NATO’ya sunmuş olduğu akaryakıt boru hattı teklifinin sadece teknik bir enerji projesi olmadığını belirten Doç. Dr. Furkan Kaya, “Doğrudan NATO'nun güvenlik ve lojistik kapasitesini ilgilendiren stratejik bir hamle olarak görülmesi gerekiyor. Teklif, Türkiye’nin NATO içindeki jeostratejik önemini de artıran bir girişim. Ankara burada sadece askeri alternatif bir proje olarak değil enerji güvenliği açısından kritik bir merkez ülke olduğunu da tüm dünyaya ve NATO ittifakına göstermiş oluyor.” dedi.
Hamaney’den Trump’a olası saldırılara karşı yeni cephe resti!
İran Dini Lideri Hamaney’in, ABD Başkanı Trump’a, İran’a yönelik savaş durumunun devamı halinde başka cepheler açılacağına dair açıklamasını değerlendiren İran Araştırmacısı Ali Şahin, “Mücteba Hamaney’in “yeni cephelerin açılabileceği” yönündeki açıklaması, öncelikle İran’ın mevcut çatışmayı yalnızca kendi topraklarıyla sınırlı görmediğini ve gerektiğinde bölgesel ölçekte farklı araçları devreye sokabileceğini gösteriyor. Bu ifadeyi, doğrudan bir savaş ilanından ziyade, karşı tarafa verilmiş güçlü bir caydırıcılık mesajı olarak değerlendirmek gerekir.” dedi.
Uluslararası sistemin kriz yaşadığı bir dönemde Türk Devletleri Teşkilatı’nın rolü ne olacak?
Uluslararası sistemin krizlerle boğuştuğu, sorunların çözülmesi yerine her geçen gün yeni olayların yaşandığı bir dönemde Türk Devletleri Teşkilatı’nın rolünü değerlendiren, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hande Ortay, “TDT’nin en önemli rolü, parçalanan uluslararası düzende dengeleyici bölgesel güç merkezi oluşturmaktır. Lakin Türk dünyası hem Avrupa ile Asya arasında köprü konumundadır hem de enerji kaynakları bakımından küresel sistem açısından kritik bir alandadır.” dedi.
Trump-Şi Cinping görüşmesinde restleşme olacak mı?
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping görüşmesinde restleşme olasılığını değerlendiren Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel, “İran ile uğraşırken Çin ile bir restleşme yaşayacağını düşünmüyorum. Tam tersi kontrollü rekabetin devam ettirilmesi süreci olacak. Tamamen bir yumuşama beklemiyorum ama sınırlı pazarlıkların olma ihtimali yüksek. Özellikle iki taraf da ekonomide bunu yapabilir. Ancak teknoloji ve güvenlik konusunda yumuşama görmeme ihtimalimiz de var.” dedi.
Hantavirüs ve UFO olayları Trump’ın başarısızlığını değiştirme algısı mı?
Hantavirüs vakaları ve Pentagon’un UFO açıklamasının, Trump’ın İran’da yaşadığı başarısızlığı örtme çabalarına etkisini değerlendiren Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, “UFO meselesinde dişe çok dokunur, ortada net, gerçekliği ispatlayacak henüz bir şeyler olmadığını izliyor olmakla beraber; bununla ilgili başka şeylerin de yayınlanacağının söyleniyor oluşu, bu tarafı sıcak tutma çabaları, aynı şekilde bu yeni virüs meselesiyle alakalı açıklamalar, ‘daha önceki kapanma süreci gibi yeni bir süreci mi tetikleyecek?’ gibi bir korku ikliminin halka yine yavaş yavaş işleniyor oluşu, varoluşsal bir tehdit aslında varmış gibi bunun tekrar yeniden anlatılıyor olma durumu, bunların hepsi Trump'ın şu çözümsüz dönemi bir şekilde makyajlayıp halkın odağını başka yerlere çekmesine yarayacak meseleler.” dedi.
İşgalci İsrail GKRY’den neden toprak veya gayrimenkul satın alıyor?
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden (GKRY) Avrupa Parlamentosu (AP) bağımsız Milletvekili Fidias Panayotu, Güney Kıbrıs’ta son yıllarda gayrimenkul ve arazi geliştirme sektörlerinde yabancı yatırımların arttığını, İsraillilerin ise önde gelen yatırımcılar olduğuna dikkat çekti.
Google kayıtları ele verdi: Gülistan Doku adım adım izlenmiş!
Tunceli'de 6 yıl sonra raftan indirilen Gülistan Doku dosyasında "cinayet" şüphesiyle düzenlenen operasyonlarda aralarında Zeinal Abarakov, eski Vali Tuncay Sonel ve hastane başhekiminin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı. Dijital incelemelerde Doku’nun telefonunun Rusça komutlarla takip edildiği belirlendi.
İşgalci İsrail’den Bney Menaşe Yahudilerini Filistin’e yerleştirme hamlesi!
İşgalci İsrail’in, Hindistan’daki Bney Menaşe Yahudilerini Filistin’e yerleştirme hamlesini yorumlayan Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “Yapılan iş, İsrail'in 1948'den bu yana sürdürdüğü yerleşimci sömürgeci projenin kategorik olarak farklı bir aşamaya geçmesi değil, aynı projenin farklı araçlarla, farklı coğrafyalardan beslenerek devam ettirilmesidir. İsrail devletinin kuruluşu, başından itibaren dünyanın dört bir yanından Yahudi nüfusu Filistin topraklarına taşıma projesine dayanmaktadır.” dedi.
BAE’nin OPEC’ten ayrılması hangi krizleri doğurur?
BAE’nin, OPEC’ten ayrılma kararının meydana getireceği krizler hakkında değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Dr. Sinan Bayraktar, “En olası krizler olarak OPEC otorite krizi kapıda görünüyor. Bunun yaratacağı tetikleme sonucu başka üyeleri de kota disiplinini sorgulamaya iter. Riyad bunu kendi enerji liderliğine meydan okuma olarak görebilir.” dedi.
Almanya olası Rusya saldırısına karşı savunma hazırlığında!
Almanya’nın, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez hazırladığı askeri strateji belgesinde Rusya’ya dikkat çekmesini değerlendiren, Altınbaş Ünv. Öğ. Üy. / ASAM Bşk Dr. Eray Güçlüer, “Almanya, Rusya’ya karşı savaş hazırlığında değil. Rusya’nın, olası saldırısına karşı savunma hazırlığında. Yoksa Almanya, Rusya’ya savaş açma niyetinde değil. Ama biliyor ki Rusya eninde sonunda Almanya’ya gelecek. O yüzden şimdiden savunma hazırlığı yapıyor.” dedi.
Lübnan “Yeni Gazze” mi olacak?
İşgalci İsrail’in, Lübnan’a yönelik saldırı ve soykırım girişimlerinin; Lübnan’ın “Yeni Gazze” olma olasılığını yorumlayan Dr. Tuba Yıldız, “İsrail, Filistin için düşündüğünü güney Lübnan için de düşünüyor ancak Lübnan ve Filistin farklı siyasal konjonktüre sahip. Bununla birlikte eğer Lübnan’da bir iç savaş çıkarmayı başarırsa; güney Lübnan’ın Gazzeleşmesi çok daha kolay olacak.” dedi.
Trump Hürmüz Boğazı’na abluka kararı ile neyi amaçlıyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka kararındaki amacının; ülkesinin ve kendisinin yaşadığı tüm zararları karşılamaya dönük bir hamle olduğunu dile getiren AÜSSAM Müdürü Dr. Yusuf Bahadır Keskin, “Tahran'ın, Hürmüz Boğazı'nı ABD ve müttefiklerine kapatıp kendi yanında duran veya tarafsız kalan aktörlere açma politikası var. Tahran yönetiminin, buna karşılık vermek, “Ben kullanamıyorsam siz de kullanamazsınız” diyerek karşı blok üzerindeki baskıyı arttırmak, bir baskı inşa etmek amacı var. Yani buradan İran riyaliyle veya Çin yuanı ile petrol-doğalgaz alıp götürmek isteyen ticari unsurlara müdahale edilecek muhtemelen temel amaç bu.” dedi.
ABD ile İran arasında kalıcı ateşkes olacak mı?
ABD ile İran arasında gerçekleşen 15 günlük ateşkes kararının kalıcılığı üzerine değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, “Amerika ile İran arasındaki kalıcı ateşkes ya da barış pratikte uygulanabilir yanlarıyla beraber; ideolojik olarak iki tarafın birbirine bakış açısı, varoluşsal farklılıkları nedeniyle henüz ilk aşamada çok gerçekçi gözükmüyor. Ama barışın konuşulabilmesi için bu ateşkes sürecinin doğru ve etkin yürütülmesi de oldukça önemli.” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın ABD-İran Savaşı’ndaki etkisi nedir?
Hürmüz Boğazı’nın, ABD-İran Savaşı üzerinde oluşturduğu etkiyi değerlendiren Uluslararası Kriz Araştırmaları Merkezi (USKAM) Başkanı Prof. Dr. İsmail Şahin, “Hürmüz Boğazı krizi, bu krizin en somut askeri ve ekonomik sahası haline gelmiştir; çünkü boğazın fiilen kapanması küresel enerji arzının %20’sini tehdit ederek petrol fiyatlarını 115 dolar seviyelerine tırmandırmıştır. İran’ın boğazdaki stratejik adaları (Ebu Musa, Tunb adaları) askerileştirmesi, bölgeyi bir mayın tarlasına ve füze bataryalarıyla korunan bir geçit noktasına dönüştürerek ABD’nin askeri üstünlüğünü test etmektedir.” dedi.
Babalarını katleden iki kardeş tutuklandı
Kırıkkale’de aile içi şiddet nedeniyle çıktığı öne sürülen tartışmada babalarını balta ve bıçakla öldüren iki kardeş, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Japonya üslerine neden uzun menzilli füzeler konuşlandırdı?
Japonya’nın, caydırıcılık ve müdahale kabiliyetlerini artırmada önemli rol oynayacağı gerekçesiyle, Camp Kengun ile Shizuoka eyaletindeki Camp Fuji üslerine 1000 KM menzilli füze konuşlandırma kararını değerlendiren Ankara Üniversitesi Asya-Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (APAM) Müdürü Prof. Dr. Ali Merthan Dündar, “Bizim uzun zamandır tahmin ettiğimiz ama Japonya'nın biraz kendi kamuoyuna da göre hareket ederek yavaş yavaş, adım adım yürüttüğü silahsızlanmayı terk etme düşüncesinin somut adımları bunlar. Japonya belki Çin'i doğrudan, söylemese de belki Kuzey Kore'yi bahane ediyor. Ama bunu izah ediyor, açıklıyor. Ama bunun dışında bir de Rusya var.” dedi.
Trump İran’a yönelik nükleer tehdit meselesini neden gündemde tutuyor?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşılık İran da hem savunma hem de saldırıya dönük hamlelerini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump ise İran saldırılarında nükleer altyapı ve nükleer tesislere saldırı kartını tehdit unsuru olarak kullanıyor. Amerikan uçakları da geçtiğimiz günlerde İran'ınNatanznükleer tesisini vurdu.